
Mikrofon ses dalgalarını elektriksel titreşimlere çeviren ,elektroakustik bir cihazdır.Mikrofon ses dalgalarına göre sinyal gerilimi verir.Bütün mikrofonlar ses dalgalarına tepki gösteren çeşitli şekillerde yapılmış bir diyaframa sahiptir.Mikrofona gelen ses dalgaları diyaframa çarpar ve ses basıncındaki değişikliklere göre diyafram içe veya dışa doğru hareket ederek mekanik titreşimler yapar.Bu titreşimler sonucu mikrofon çıkışında bir gerilim meydana gelir.
Mikrofonla elde edilen elektrik sinyali elektronik devre yardımıyla nakledilir.Elektronik devrede voltajın karşılaştığı bir direnç vardır ve buna empedans denir.Az direnç düşük empedans demektir.Profesyonel uygulamalarda düşük empedanslı mikrofonlar tercih edilir.Çünkü,düşük empedanslı mikrofonlar elektrik sinyaline daha az direnç gösterdiklerinden ,motorlardan ,klimalardan ,floresant lambaların starterlerinden ve benzer elektrikli cihazlardan gelebilecek gürültülere karşı duyarsızdır.Diğer bir üstünlük ise uzun kablolarla kullanılabilirler.Bu nedenle profesyonel uygulamalarda empedansı düşük mikrofonlar tercih edilir.
Fizik yapılarına göre mikrofon türleri:

Dinamik mikrofonlar:Dinamik mikrofonların çalışması,manyetik alan içinde hareket eden bir iletkende meydana gelen manyetik alan ilkesine dayanır.Diyaframa tutturulmuş bir bobin manyetik alan içerisinde sesin şiddetine göre ileri geri hareket ederek bobin uçlarında bir gerilim meydana gelir.Dinamik mikrofon harici güç kaynağına ihtiyaç göstermez.Dinamik mikrofonlar ses kalitelerinin iyi olması,uygun fiyatı,sağlam ve çok amaçlı olması nedeniyle geniş bir kullanım alanına sahiptir. Türkiye’de de haber ortamlarında en çok kullandığımız mikrofon türüdür.Dinamik mikrofon voltajını kendisi ürettiğinden herhangi bir besleme gücüne gerek duymaz.
![]()
Kondansatör mikrofonlar:Kondansatör mikrofon ,sabit ve delikli bir levha ile çarpan ses dalgalarının etkisi altında serbestçe titreşim yapabilecek bir diyafram ve bunları tutan yalıtkan kısımdan ibarettir.Kondansötör mikrofon diğer mikrofonlar gibi gerilim üretmez.Aksine hariçten uygulanan bir gerilimi değiştirir.Çalışma prensibi,şarjlı bir kondansatörün üzerindeki yükün değiştirilmesi esasına dayanır.Kondansatör mikrofonlar için pil beslemesi bulunur.Bu yoksa 48 Voltluk bir çalışma gerilimi bağlanır.Bu voltaj kamera üzerinde bulunan +48 V çıkışı ile verilebilir. Kondansatör bataryaya bağlı olduğu için daima şarjlıdır.Diyaframa ses dalgaları çarptıkça iki plaka arasındaki açıklık değişir dolayısıyla da kondansatör üzerindeki kapasitenin değişmesine yol açar.Kullanım alanları oldukça geniştir.Özellikle röportajlarda kullandığımız yaka tipi mikrofonlar bu yapıya sahiptir.

Şerit mikrofonlar:Şerit mikrofonların çalışma prensibi dinamik mikrofonlar gibidir.Alüminyum veya kalaydan yapılmış çok ince şeridin gelen ses dalgasına göre ileri geri hareket etmesi sonucu gerilim oluşur.Şerit mikrofonlar çok hassas olduğundan genellikle kapalı yerlerde ,yani şerit yönünün rüzgar etkisi ile değişmeyeceği ortamlarda kullanılır.Kuvvetli bir sarsıntı ve darbe sonucunda mikrofon bozulabilir.Bu tip mikrofonların kalitesi yüksektir.Özellikle müzik yapımlarının ses kaydında bu tip mikrofonlar tercih edilir.
Ses Nedir?
Tüm sesler şu ya da bu şekilde oluşan titreşimlerin sonucudur. Hava basıncının meydana getirdiği etkiden yararlanılarak, mikrofonlar aracılığıyla sesin elektriğe çevrilmesi sağlanmıştır.Bunun tersi bir işlemle de sesin elektriğe çevrilmesi mümkün olmaktadır. Elektriğin sese çevrilmesi de hoparlör vasıtası ile gerçekleşmektedir.İnsan gözünün görüş alanı sınırlıdır.Yaklaşık 120 º ‘lik bir açı ile görme yapabiliriz. Ama kulak için bir görüş alanından bahsedilemez. Ses hangi yönden gelirse gelsin kulak tarafından duyulabilir.Bu duyma için ses kaynağına doğru bir yönelme gerekmez. Ses kaynağının yerini bulmak için iki kulak arasındaki uzaklık farkı kullanılır. Çünkü iki kulak arasındaki ses şiddeti farklıdır.İşitme duyumuzun ayrı bir özelliği ise ,onu gözden ayrı olarak kullanabiliriz.Bir şeye bakabilir ama başka bir yöndeki sesle ilgilenebiliriz.Nasıl ki ışıkta bir görülebilir alan varsa seste de bir duyulabilir alan vardır.İşitmede de görmedeki gibi eşsiz bir sanat vardır. Her titreşimin bir frekansı vardır ve insan kulağı 16Hz ile 16.000 Hz arasındaki frekansları duyabilirler. Bu alanın altındaki ve üstündeki frekanslar işitilmekten çok algılanabilirler. İnsan kulağı işitilebilir frekansları eşit olarak algılayamaz. Ses yoğunluğuna bağlı olarak en iyi orta frekanslar algılanabilir.

Ses belli ortamlarlar yayılarak ilerleyebilir.Sesin değişik ortamlardaki hızlarıda değişiktir.Havada ki ilerleme hızı saniyede 343 metre iken suda ortalama 1400 metre,katı cisimlerde ise saniyede 6000 metredir.
Konuşan kişi yaklaştıkça sesin duyulabilirliğide artar.Buna ses yakınlığı denir.Ses yakınlığı, kullanılan mikrofonun türüne ,mekanın akustiğine ,ses kaynağının gücüne ,mikrofona gelen doğrudan ve yansıyan sinyallere göre değişme gösterir.Yer değiştiren moleküllerin sayısı büyüdükçe ses dalgası da büyüyecektir. Hareket eden her molekül sayısı bir ses dalgasının büyüklüğünü belirler ve bu genlik olarak adlandırılır.Genliğin subjektif etkisi ses yoğunluğu (loudness) olarak adlandırılır.Ses yoğunlugu dB olarak gösterilir.İnsanlar 0 dB ile 120 dB arasında bir ses yoğunluğu alanını işitebilirler.Bu alan “dynamic range” olarak isimlendirilir.
Saniyede bir titreşimin tamamlanmasıyla oluşan devir sayısı o sinyalin frekansı olarak adlandırılır.Saniyede 100 titreşim devri tamamlanıyorsa onun frekansı 100 Hertz’dir.
Bir titreşimin şiddeti belirli bir sınırı geçtiğinde o ses artık duyulmaz olur.Yani ses çok kuvvetli olduğunda duyulmaz olur.Ama kulakta bir acı duygusu uyandırırlar. Ama alt sınır için böyle bir acı sözkonusu değildir.İnsan kulağının ağrı sınırı 130 dB’dir.Bu oldukça geniş ve mükemmel bir aralıktır.Bu aralığa şimdiye kadar hiçbir mikrofon ulaşamamıştır.Peki nedir bu dB(desibel)?Kulağın işitebilip ayırt edeceği en küçük ses miktarıdır.Pratikte watt’dan çok desibel kullanılır
.
Mikrofon ve Sahne Kullanma

Tüm ses egzersizlerini aldınız
çalışmalarınızda gayet başarılı oldunuz.Katıldığınız herhangi bir gecede şarkı
söylemeniz gerekli ve mikrofonu elinize aldınız. Acaba mikrofon nasıl tutulur?
Ses tonunuza uygun en iyi ayar nasıl yapılacak.Tesisattan gelen çığlık sesi yani
feedback nasıl önlenir. En önemlisi sahnede nasıl durulur?
Hepsi bir araya gelince
zorlaşmaya başlıyor..
Mikrofonda Tonlama ve Potans ayarları ;
Öncelikle mikrofon tutma ve
mesafeden bahsedelim. Mikrofonla şarkı söylerken sesimizin tıpkı egzersizlerde
olduğu gibi duyulur ve söylediğimiz sözlerin anlaşılır olması gerekmektedir. Bu
nedenle herşeyden önce mikrofonunuzun sesi sizinle beraber çalacak orkestradan
düşük olmamalıdır.Ancak bu sesinizin orkestradan katbekat yüksek olacağı
anlamına da gelmemelidir. Her enstrüman ve vokalin duyulabildiği bir denge bu
konuda önemli bir sonuç olmalıdır.
Aslında bir müzisyenin bu kadar
şeyi bilmesi gereklimidir diye düşünebilirsiniz. Maalesef ülkemizde birçok müzik
yapılan yerde tesisat ayarlarını yapan sahne yanındaki kişiler (bu kişiler
kendilerine tonmayster da derler) konuda bilgi sahibi değildir. Kulaktan dolma
ve kaliteli müzik dinletme seviyesine ulaşamayacak seviyede bilgileri
olduğundan, sahne yaşantımızda bunun sık sık sıkıntısını duyduk. Ve kendi
sesimizi tonlamayı tıpkı enstrumanlardaki gibi öğrenmek zorunda kaldık. Eğer bu
işi yapmak istiyorsanız sizde her an bu durumlarla karşılaşabilirsiniz. O
nedenle umarız ki şarkı söylediğiniz yerde iyi bir tonmaysterle karşılaşırsınız
ya da ilerde yetişecek kaliteli tonmaysterlerle bu sorunlar düzelecek diyelim ve
öğrenmeye devam edelim.

1-Mikrofonda ton ayarları yaparken öncelikle ses renginize uygun yapıda ayar
gerekir. Basit ve genel olarak
kullanılan bir mikserde her kanalda Bas,mid ve tiz ses ayarları vardır.
2-Eğer Tenor veya Soprano iseniz ;
bas potansını orta seviyenin 1 kademe altında tutup mid potansını orta seviyenin
1-2 kademe yukarısına ve tiz (high) potans ayarlarını da orta seviyenin 3-4
kademe ilersine getirtmenizi öneririz. Bu ayarlar sizin doğal ses renginize
yakın bir tını verdirecektir.
3-Eğer Bariton veya Mezosoprano iseniz :
bas potansı orta seviye veya 1-2 kademe üzerinde.Mid frekansı ortanın 1-2 kademe
üzerinde tiz potansı ise ortanın 2-3 kademe yukarısında olabilir.
4-Bas ve Alto sesler için ise :
Basları güzel duyurabilecek bir ayar doyurucu olacaktır. Bas potansı orta
kademenin 1-2 üstünde .Mid potansı orta seviyede ve tiz potansı da ortanın 2-3
kademe üzerinde iyi bir sonuç verecektir.

Mikrofon Tutma Teknikleri :
Şarkı söylerken mikrofon
kullanmak çok önemlidir. Eğer şarkıda tizleşmeniz ve aynı zamanda sesinizi
kuvvetli kullanmanız gereken bir yerde mikrofonu dudaklarınıza yapıştırırsanız
sadece koca bir gürültüyle karşılaşırsınız. Ve uzun süreler çıkarmaya
çalıştığınız o ses bir anda size zarar verici bir hale dönüşür.
1-Mikrofonla şarkı söylerken mikrofona hiçbirzaman çok yakın olmayın.
Ve tesisatta ses ayarınız
yapılırken de sakın mikrofonu dudaklarınıza yakın bir şekilde tutmayın,
mikrofonu dudaklarınıza yapıştırmayın. Mutlaka arada 3-5 parmak civarı bir
mesafe olsun. Bu şekilde belli harflerin (sert ünsüzler) ve güçlü seslerin
patlamasını engellemiş olursunuz. Ve daha rahat şarkı söylersiniz.
2-Mikrofonla şarkı söylerken sesinizi göstermekten korkmayın.
Yapacağınız tüm özel gırtlak ve
ses hareketleri veya nameleri mikrofonu üç parmak mesafeden uzaklaştırmadan
yapın. Yoksa bu sesler duyulmayacaktır. Kalın sesleri duyurmakta zorluk
çekiyorsanız. En fazla iki parmağa kadar mikrofonu yaklaştırabilirsiniz. Şu asla
unutulmamalıdır ki iyi eğitim almış bir ses için kalın sesleri iyi duyuramama
gibi bir sorun olmayacaktır. Kuvvetli sesleri verirken ise beş parmak mesafeye
kadar mikrofonu uzaklaştırın. Tabii bu söylenenler.İyi bir ses ayarının
yapıldığı yerlerde başarılı sonuç verecektir.
3-Mikrofonda şarkı söylerken;
mikrofonu ses alan ön yuvarlak bölümü ağzınıza paralel olarak gelecek şekilde
tutmaya dikkat edin bu sayede daha iyi ve daha fazla ses alacaktır. Eğer
mikrofonu hareket ettiriyorsanız aynı dik mesafeyi koruyarak baş ve ağzınızı da
aynı yönde paralellik bozulmayacak şekilde bir konumla hareket ettirin.

4-Ses ayarlarının iyi yapılmadığı bir yerde sahne almayın.
Bu sesiniz için hiç sağlıklı
olmayacaktır. Çabuk yorulma ve ses hastalıklarına yakalanmanızı mikrofon
geciktirmez ve engellemez. Eğer yine de böyle bir yerde sahne almak
zorundaysanız yine de ses ayarlarını bu şekilde yaptırmanızı öneririz. Hiçbir
şekilde sesiniz ne çok önde,yüksek ne de çok geride,düşük seviyede
duyulmamalıdır.
Hangi Mikrofon :
Kablolu ve kablosuz tarzda
birçok firmanın mikrofonları müzik yapılan yerlerde kullanılıyor. Ancak genel
olarak kullanılan ve iyi sonuç veren mikrofonlardan önereceğimiz
Shure modelleridir. Genelde birçok müzik
mekanında olan ve iyi sonuç veren bir mikrofondur. Bunun dışında ortalama
eğlence yerlerinde pek iyi mikrofonlar olduğu da söylenemez. Eğer
bulabiliyorsanız shure'dan şaşmayın deriz. Hem enstrüman hem de ses için
kullanılan Shure SM58 modeli epey yaygındır.

Sahnede Nasıl durmalı :
...Tabii ki bu konu sahnede olan
herkes için oldukça zorlayıcıdır. Sahnede durmak herkes tarafından görülmek
izlenmek anlamına da geleceğinden en doğru duruş sizi güvende hissettirecek aynı
zamanda seyircide de beğeni uyandıracaktır. Tabii ki her sanatçının kendi
söylediği tarza uygun yapıda bir duruşu bulunur. Ancak sahne duruşunda
uygulanabilecek en kolay ve başarılı duruş dik olarak durmak, elleri ya sabit
bir yerde bağlamak ya da çok fazla hareketli olmayacak şekilde şarkının tarzına
uygun hareket ettirmek.
Bunun dışında şarkıyı söylerken
mutlaka seyirciyle göz temasınız olmalıdır. Yani gözler tamamıyla kapalı, kendi
kendine şarkı söylemek seyircide olumlu bir etki bırakmayacaktır. Her izleyiciye
sanki şarkıyı kendisine söylermişcesine ulaşmalısınız. Sahne sanatları mutlaka
karşılıklı etkileşim içerir. Unutmayın ki şarkı söylemek sanki konuşmak gibidir.
İyi şarkı söylemek de tıpkı iyi konuşmak gibi inandırıcı, içten ve doğru
mimiklerle süslenmiş bir bütün olduğu zaman başarılıdır. Bu da tabiiki uzun bir
eğitim ve tecrübeye ihtiyaç duyar..

