Ana Sayfa
Group box BELGESEL YAPIMCILIĞI / YÖNETMENLİĞİ / KAMERA / KURGU / MONTAJ / SUNUCULUK / SESLENDİRME / SENARYO  / ÇİZGİFİLM / 3D ANİMASYON / FOTOĞRAFÇILIK / TV PROGRAM YAPIMCILIĞI 
KURSLARIMIZA KATILMAK / ÇALIŞMALAR İÇERİSİNDE BULUNMAK İÇİN:

Nefes ve Teknikleri

 

Nefes İyi şarkı söyleyebilmek ve iyi konuşabilmek için, her şeyden önce doğru nefes alıp vermesini öğrenmek gerekir. Şarkı söyleyen kişi, ciğerlerine en çok hava dolduracak şekilde nefes almalıdır...

 

Ses Sanatçılarında Ses Bozukluklarının Nedeni

Aşağıdaki şekil üzerindeki sayıların her biri, ayrı bir nefes türünü göstermektedir.

 

Şekil l'de 1 sayısı ile gösterilen nefes, akciğerlerin eşit bir biçimde havayla dolmasıdır. Bu nefes bizi rahat hale getirmediği, yumuşak ve kaynaşan bir sesin oluşumuna elverişli olmadığı için şarkı söylerken kullanamayız.



Şekil 2'de 2 sayısı ile gösterilen omuz ve göğüs nefesidir. (Jimnastik nefesi) Bu nefes, havanın daha çok ciğerlerin üst yarısında toplananıdır. Bu tür nefes, bilindiği gibi beden eğitimi çalışmalarında kullanılan nefestir. Kalbe daha fazla yük Olduğu ve göğüs boşluğundaki rezonansı önlediği için şarkı söylemeye fazla elverişli değildir.. Havayı, kalbi sıkıştıracak şekilde ve hançeresinin pek yakınına topladığı için yorucu ve tehlikeli bir nefes alış şeklidir. Ayrıca bu nefesle alınan hava, diğer nefes alış şekillerine göre, ciğerlere dolan havadan daha azdır. 



Şekil 3'de gösterilen nefes diyafram nefesidir. İşte bu nefes şarkı nefesidir. Çiçek koklar gibi, havayı ciğerlerimizin en derin köşelerine doldurmaya çalışırken, karnımızı dışarı doğru itersek diyafram nefesini elde ederiz.

Nefes verirken de, karnımızı hafifçe içeri doğru çekerek, diyaframımızı çalıştırmış oluruz.

Doğru diyafram neresi almak için, önce burnumuzdan nefes almalıyız.

Diyafram nefesi, yatmakta olan bir insanın doğal nefes alış biçimidir.

Sırt üstü yatarken, elimizi karnımızın üzerine koyarsak, bu hareketi rahatlıkla izleyebiliriz. Yatarken çok doğal olan bu nefes, ayakta iken zorlukla ve belirli bir teknikle elde edilir. Bir şarkıcı için diyafram nefesi çok önemlidir.

Diyafram nefesinde, diyafram kubbelenip düzleşerek, havayı düzeni bir şekilde boşaltır.

Bu ritmik hareketi kontrol etmek için, ayakta bir elin avucunu göğsün üst kısmına, diğerini de alt tarafına dayamalıdır. Böylece, diyafram bölgesindeki avucun, hava basıncı ile dışarı doğru itildiği hissedilmelidir..

Bir çiçeği koklarken, hayret ve korku anında, yatarken alınan nefes, doğal diyafram nefesidir. Diyafram nefesi alınırken omuzlar yukarı kaldırılmamalı ve göğüste gözle görülür bir hareket olmamalıdır.

 

Diyafram nefesi, daha çok akciğerlerin alt yarısında toplanan ve ciğer uçlarına kadar inerek diyaframla ilişki kuran nefestir. Bu nefes, ses eğitimine en uygun olan nefestir.Diyafram nefesinde hava, diyafram ve ses organının güç birliği şarkı söylememizi kolaylaştırır. Diyafram nefesi, diğer nefeslere oranla, kalbimize fazla yük olmaz. Diyafram nefesi, şarkı söylemek için gerekli olan daha geç, daha düzenli ve istenen basınçta nefes boşaltmaya çok elverişlidir. Bu nefes göğüs boşluğu rezonansını kısıtlamaz

Nefes egzersizleri başlangıçta baş dönmesi ve yorgunluk yapabilir. Bunda çekinilecek bir şey yoktur. Fazla oksijen almak, insanda sersemlik yapar. Nefes alma- verme süreci sona erdiği zaman, çok kısa bir an bütün kasları gevşeterek , daha verimli yeni bir nefese hazırlanılmalıdır.

Şarkı söylerken, gereğinden fazla hava vermek, sesin hışırtılı ve havalı çıkmasına neden olur. Her ses için, gerektiği kadar hava harcanmalıdır. Fazla hava kullanmak yüzünden, ses tellerinin kasılmaları ile ses tizleşmeleri ve ses kısılmaları meydana gelir. Bunun için başlangıçta, doğru nefes alma, ölçülü verme ve zamanında gevşemeleri iyi öğrenmek için yaptığı çalışmalar bir şarkıcıyı amacına daha çabuk ulaştırır. Şarkı söylerken, müzik cümlelerinin durumuna göre denetimle veya kaçamak nefes alınır.

 

A) DENETİMLİ NEFES: Yavaş, uzun, geniş ve yeterince alınmalıdır. Gereğinden fazla nefes almak ses tellerini sıkıştırır. Denetimli nefes hem ağız hem de burundan alınabilir.

 

B) KAÇAMAK NEFES: Çabuk, kısa, geniş ve yeterince alınmalıdır. Kaçamak nefes sadece ağızdan alınır. Bu nefes. gülme, korkma gibi durumlarda karın duvarının kasılması ile oluşur.

 

Nefes Çalışmaları

1- Çiçek koklar gibi nefes almak ve alınan nefesi F veya S konsonu (sessiz harfi) ile boşaltmak. Bu çalışmada çiçek koklar gibi alınan nefes tıslar gibi düzenli bir biçimde boşaltılmalıdır.

 

2- Alınan bir tek nefesin, kesik kesik boşaltılması.Bu çalışma nefesin, diyaframla sıkı bir şekilde işbirliği yapmasına yardımcı olacak ve nefes basıncını arttıracaktır. Alınmış bir tek nefes S konsonu kullanılarak kesik kesik verilirken ikinci bir nefes alınmamalıdır. Kesik nefes çalışmalarına, eğiticinin sayacağı her sayıya karşı bir kesik nefes istenmesiyle başlanmalıdır.

Başlangıçta 5 kesik nefes, birinci yıl çalışmaları sonunda en çok 30 kesik nefese kadar çıkarılmalıdır.. Nefes çalışmalarında kalbimiz, normal nefese oranla daha büyük bir yük altındadır. Tutularak boşaltılan bir nefes esnasında, kalbimizin daha kuvvetli ve sık çarptığını hissederiz. Bu yüzden, bütün nefes çalışmalarının, kalbe fazla yüklenmeden dengeli ve makul sürelerde uygulanması gerekir.

 

3- Kesik ve uzun nefes çalışmaları bir arada yapılmalıdır.

 

4- Kuvvetli, hafif, kesik ve uzun nefes çalışmaları. Bu çalışmaların amacı kesik ve uzun nefes çalışmalarına kuvvetli ve hafif nefesleri de katarak nüans yapılmasını sağlamaktır.

 

5- Büyüyen ve küçülen, kesik ve uzun nefes çalışmaları. Bu çalışmaların amacı, diyafram gücünü ve nefes basıncını arttırmaktır.


Konuşmada nefes tekniklerinin önemi 

 

Yaşam sürüp giderken sürekli olarak nefes alıp veririz.

Nefes alıp verirken bunu nasıl yaptığımızı düşünmeyiz.

Ama topluluk karşısında konuşmalar yapıyorsanız alıştırmalarla nefesinizi geliştirmeniz gerekir. 

Aslında sesini, dolayısıyla nefesini kullanmak zorunda olan herkes nefes alış verişini kontrol altına alarak, bilinçli bir hareket haline getirmelidir.

 

Konuşma yaparken veya şarkı söylerken nefes alış verişinde göz önünde tutulması gereken noktalar şunlardır:

 

Nefes:

1- Derin,

2- Sık,

3- Çabuk,

4- Düzenli,

5- Yumuşak,

6- Gürültüsüz alınmalıdır.

 

En önemlisi gürültülü nefes alma büyük bir kusurdur. Dinleyiciyi rahatsız eder ve bu halin önüne geçilemezse konuşmacının konuşma kalitesini düşürür.

 

Genel olarak burundan nefes alınması gerekse de, konuşmanın en sağlıklı şekilde oluşturulabilmesi ve diksiyonun anlaşılabilmesi için bazen ağızdan nefes almak da gerekebilir. Konuşmacı, konuşma yaparken burundan nefes alacak kadar zaman bulamadığında ve duraklama zamanlarının kısaltılması gerektiğinde sözler seri bir şekilde hızla söylenirken duraksama zamanları kısalır, solunum gittikçe sıklaşır ve o zaman sadece burundan nefes almak yeterli olmaz. Böyle hallerde ağız ve burundan beraber nefes almak gerekir.

 

Şarkıcı, oyuncu, öğretmen, sunucu gibi konuşmacılar sözlerini genellikle ayakta söylediği için, bulunduğu pozisyonuna uygun olarak nefesini ayarlamak zorundadırlar. Nefes verirken onu tutumlu kullanmak ve nefesi birden vermemek gerekir ki, uzun cümlelerin sonuna kadar nefesini yetirebilsin, cümlenin anlamını düşürecek yerlerde nefes almak zorunda kalmasın. Bu önemli kurala uyulmadığında, konuşmacılar nefeslerini boşuna harcadıklarından çok çabuk yorulurlar.

 

Şaşkınlığı anlatan söze çoğunlukla gürültüsüz bir nefes verdikten sonra başlanır. Bu gülmek için de böyledir. Nefesin bitmesine rağmen o nefesle konuşmaya çalışmak hatalıdır. Söze, nefes vermenin başlangıcında başlamalıdır. Hiçbir zaman nefesin sonuna kadar söz söylenmemelidir. Çünkü nefesle beraber ses de kuvvetini kaybeder ve ses cümlenin sonuna doğru duyulmaz bir hal alır. Kontrollü davranıldığında konuşmacı konuşmanın pek çok yerinde nefes alma fırsatını rahatlıkla bulabilir.  Bir cümlenin başındaki söz kadar, sonunda ki sözde yeterli seviyede güçlü ve anlaşılır olmalıdır ve konuşmacı cümle sonlarını iyi ve  belirgin söylemeye çalışmalıdır.

 

Nefes verme, her zaman eşit ve sarsıntısız olmalıdır. Genellikle heyecan kontrol edilmediğin de ses, kulağa hoş gelmeyen bir vibrasyon kazanarak keçi sesi gibi titreyebilir. Bu ses titremesi nefes yolundaki adalelerin aşırı gerilmesinden kaynaklanır. Bu durum dinleyiciyi son derece rahatsız eder.

 

Nefesin alışlardaki sıklık oranı kişinin anlatmak istediği ifadedeki duyguların şiddetine bağlı olarak, sesin yüksekliği ve volümüyle ilgili olarak değişebilir.  Konuşurken kaç kez nefes alıp vermek gerekeceğini tam olarak saptamak olanağı yoksa da bunu en az sayıda gerçekleştirmek konuşmanın kalitesini artırır.

 

İyi konuşmalar yapabilmek için iyi bir nefes alıp verme tekniğine sahip olmamız kesinlikle gerekir. Sesimiz, dinleyiciye nefesimizle havayı titreştirmemiz sayesinde ulaşır. Eğer nefes basıncı zayıf olursa, ses de zayıf olur. Eğer nefes verirken gereğinden fazla hava çıkışı olursa, bu seferde ses kaslarının tam kapanması sebebiyle net ses çıkması engellenir ve konuşmacı çabuk yorulur. Bu daha çok ses tellerinde nodül oluşmuş konuşmacı ve şarkıcılarda görülür. Eğer nefes alıp verme düzensizse, söz akışı da gereksiz duraksamalar yüzünden anlamsız ve sıkıcı olur. Nefes asında, şarkının veya konuşmanın durak yerlerini işaret eder ve bu esnada konuşmacının dinlenmesini sağlar.

Zorlu hareketler yaparken ya da spor yaparken nefes kapasitemiz yeterli değilse, çabuk yoruluruz ve daha çok nefes gereksinimi duyarız. Zorlu hareketler yaparken, örneğin koşarken kondisyon denilen beden direncinin nefes kapasitesiyle yakından ilişkisi vardır. Böyle bir durumda konuşmak veya şarkı söylemek zorunda kalırsanız nefesinizi daha idareli kullanmanız ve daha kapasiteli nefesler almanız gerekir. Sesi oluşturan, tonun yoğunluğunu ve sürekliliğini sağlayan şey, nefesinizi kontrol etme becerinizdir.

 

Nefes sorunu ülkemizde daha yeni gündeme gelmektedir. Nefes tekniklerinin ne derece gerekli olduğunun farkına yeni, yeni varılmaktadır. Oysa özellikle Doğu ve Uzakdoğu'ya bakacak olursanız nefes biliminin binlerce yıldır gündemde olduğunu görürsünüz. Bu coğrafyada yaşayanlar oluşturdukları nefes kültürüne bağlı olarak, birçok konuda nefes tekniklerinin yardımına başvururlar.

 

Nefes alış verişleri konusunda kitleler üzerinde araştırmalar yapıldığında, nerdeyse tümünde yanlış veya eksik nefes alış verişi yapıldığı gözlenmektedir. Konuşmacının en önemli donanımı sesidir. Kendini iyi ifade etmek isteyen herkesin konuşmalarını güzel ve etkileyici bir biçimde gerçekleşebilmesi için sesini en iyi şekilde kullanmasını öğrenmesi gerekir. Nefesiniz yeterli değilse bu yaşamsal gerekliliği elde edemezsiniz.  Nefesini gerektiği gibi kullanamayan konuşma ve şarkı söylemede yeterlilik sağlayamaz ve sanatında veya iş hayatında istediği performansı ve buna bağlı olarak başarıyı yakalayamaz. 

 

 

Eksik nefes, ya da nefesin yanlış alınması ne demektir?

 Nefes alış verişlerin, diyafram kullanılmadan yalnızca ciğerlerin üst bölgesiyle yapılması, dolayısıyla ciğer kapasitesinin tamamının kullanılamaması demektir. Bunun nedeni nefes alış sırasında, bel ve mide kaslarımızın görevlerini yapmamalarıdır. "

 

Zorlu hareketler yaparken ya da spor yaparken nefes kapasitemiz yeterli değilse, çabuk yoruluruz ve daha çok nefes gereksinimi duyarız. Zorlu hareketler yaparken, örneğin koşarken kondisyon denilen beden direncinin nefes kapasitesiyle yakından ilişkisi vardır. Böyle bir durumda konuşmak veya şarkı söylemek zorunda kalırsanız nefesinizi daha idareli kullanmanız ve daha kapasiteli nefesler almanız gerekir. Sesi oluşturan, tonun yoğunluğunu ve sürekliliğini sağlayan şey, nefesinizi kontrol etme becerinizdir.

 

Nefes sorunu ülkemizde daha yeni gündeme gelmektedir. Nefes tekniklerinin ne derece gerekli olduğunun farkına yeni, yeni varılmaktadır. Oysa özellikle Doğu ve Uzakdoğu'ya bakacak olursanız nefes biliminin binlerce yıldır gündemde olduğunu görürsünüz. Bu coğrafyada yaşayanlar oluşturdukları nefes kültürüne bağlı olarak, birçok konuda nefes tekniklerinin yardımına başvururlar.

 

Nefes alış verişleri konusunda kitleler üzerinde araştırmalar yapıldığında, nerdeyse tümünde yanlış veya eksik nefes alış verişi yapıldığı gözlenmektedir. Konuşmacının en önemli donanımı sesidir. Kendini iyi ifade etmek isteyen herkesin konuşmalarını güzel ve etkileyici bir biçimde gerçekleşebilmesi için sesini en iyi şekilde kullanmasını öğrenmesi gerekir. Nefesiniz yeterli değilse bu yaşamsal gerekliliği elde edemezsiniz.  Nefesini gerektiği gibi kullanamayan konuşma ve şarkı söylemede yeterlilik sağlayamaz ve sanatında veya iş hayatında istediği performansı ve buna bağlı olarak başarıyı yakalayamaz. 

 

 

Eksik nefes, ya da nefesin yanlış alınması ne demektir?

 Nefes alış verişlerin, diyafram kullanılmadan yalnızca ciğerlerin üst bölgesiyle yapılması, dolayısıyla ciğer kapasitesinin tamamının kullanılamaması demektir. Bunun nedeni nefes alış sırasında, bel ve mide kaslarımızın görevlerini yapmamalarıdır.

 

Nefesin yanlış alınıp, yanlış kullanılması konuşma açısından çok önemli sorunlar doğurur. Nefesimizi doğru alıp, doğru bir biçimde kullanamıyorsak tonsuz, yavan bir ses çıkar ağzımızdan. Bu duygusuz bir sestir. Bu cılız bir sestir. Hele bir de gergin bir bedene sahipsek, özellikle gırtlak, omuz ve boyun kaslarımızda gerginlik varsa, güzel ve rahat bir ton asla elde edemeyiz. Kasların gerilip gevşemesi nedeniyle, nefes sese dönüşmeden önce, sayısız değişikliklere uğrar. Ses ve nefesin dengeli bir biçimde kullanılabilmesi için, kasların gergin olmaması gerekir. Gerginlik ses ve nefes dengesini engeller. Bu engellemede nefesin, dolayısıyla sesin bozulmasına neden olur.

 

 

Konuşurken nefes ne zaman alınır?

 Nefes, cümle başında alınır. Eğer, cümle uzunsa, anlamı bölmeyecek bir virgülden sonra alınır. Nefes alma bilincinden habersiz isek, nefesi bize otonom sinir sistemimiz aldırır. Bu durumda kontrol elimizde olmadığından belirsizlik ve düzensizlik ve nefesin yanlış kullanımı nedeniyle pek çok konuşma sorunu yaşanır.

 

Örneğin cümleye başladınız ve cümleyi bitirecek nefesiniz var ama kontrolsüz ve anlamsız bir şekilde cümlenin ortasında nefes alabilir, cümlenin anlamını bozabilirsiniz. Sizi dinleyen kişi, anlamı toparlayana kadar siz ikinci cümleye geçersiniz, kişi ikinci cümlenin anlamını toparlayana kadar siz üçüncü cümleye geçersiniz, belki de üçüncü cümlenin de ortasında da gereksiz bir nefes alıp anlamı daha da zorlaştırırsınız. Böylece sizi dinleyen kişiyle sizin aranızda amansız bir yarış başlar. Dinleyen kişi, cümle anlamlarını derleyip toparlamakta güçlük çekeceğinden kısa zamanda yorulacak ve sizi dinlemekten vazgeçecektir. 

 

Nefesin yanlış alınıp, yanlış kullanılması konuşma açısından çok önemli sorunlar doğurur. Nefesimizi doğru alıp, doğru bir biçimde kullanamıyorsak tonsuz, yavan bir ses çıkar ağzımızdan. Bu duygusuz bir sestir. Bu cılız bir sestir. Hele bir de gergin bir bedene sahipsek, özellikle gırtlak, omuz ve boyun kaslarımızda gerginlik varsa, güzel ve rahat bir ton asla elde edemeyiz. Kasların gerilip gevşemesi nedeniyle, nefes sese dönüşmeden önce, sayısız değişikliklere uğrar. Ses ve nefesin dengeli bir biçimde kullanılabilmesi için, kasların gergin olmaması gerekir. Gerginlik ses ve nefes dengesini engeller. Bu engellemede nefesin, dolayısıyla sesin bozulmasına neden olur.

 

 

Konuşurken nefes ne zaman alınır?

 Nefes, cümle başında alınır. Eğer, cümle uzunsa, anlamı bölmeyecek bir virgülden sonra alınır. Nefes alma bilincinden habersiz isek, nefesi bize otonom sinir sistemimiz aldırır. Bu durumda kontrol elimizde olmadığından belirsizlik ve düzensizlik ve nefesin yanlış kullanımı nedeniyle pek çok konuşma sorunu yaşanır.

 

Örneğin cümleye başladınız ve cümleyi bitirecek nefesiniz var ama kontrolsüz ve anlamsız bir şekilde cümlenin ortasında nefes alabilir, cümlenin anlamını bozabilirsiniz. Sizi dinleyen kişi, anlamı toparlayana kadar siz ikinci cümleye geçersiniz, kişi ikinci cümlenin anlamını toparlayana kadar siz üçüncü cümleye geçersiniz, belki de üçüncü cümlenin de ortasında da gereksiz bir nefes alıp anlamı daha da zorlaştırırsınız. Böylece sizi dinleyen kişiyle sizin aranızda amansız bir yarış başlar. Dinleyen kişi, cümle anlamlarını derleyip toparlamakta güçlük çekeceğinden kısa zamanda yorulacak ve sizi dinlemekten vazgeçecektir.

 

 

Bir başka kontrolsüzlük örneği;

 Konuşmanın içinde yeni bir cümleye başladınız ama, cümleyi başında nefes almayı unuttuğunuz için cümleyi bitirecek yeterli nefesiniz yok. Nefes almadığınız için cümlenin sonuna doğru nefesiniz tükenir ve sesiniz duyulmaz olur.. Yani, cümlenin son bir ya da iki sözcüğünü söylememiş olursunuz. Oysa Türkçe de cümle sonları çok önemlidir.  Çünkü yüklem, yani eylem cümlenin sonundadır. Oturdun mu? Geldin mi? Gittin mi? vs…gibi. Cümlenin sonunda nefesiniz tükendiğinde son kelimeyi söyleyemez veya duyuramazsanız cümlenin anlamı yok olur.