Kamera vizöründen oluşturulan çerçevenin boyutlarına göre çekim ölçekleri değişir. Genel perspektifte çekim ölçekleri şu şekildedir;

Baş çekim:
Bir insanın başının kadrajda yer aldığı çekim ölçeğidir. Ancak başın hemen
üzerinden kesilmemelidir. Çünkü kadraj başın hemen üzerinden veya hemen
çeneden kesilirse o kişi sakat gibi görünebilir. Bu bakımdan başın üzerinden
çok da fazla olmamak kaydıyla baş boşluğu bırakılır. ( baş boşluğu kadrajı
10 eşit parçaya yatay olarak böldüğümüzü farz edersek onun 2’lik kısmı kadar
olmalıdır).Alt kısımdan da aynı şekilde bir miktar boşluk bırakılır.

Omuz çekim: Omuzun bir miktar altından, göğüs kısmı alınmadan oluşturulan ölçektir. Burada da başın üzerinde baş boşluğu bırakılması gerekir.
Göğüs çekim:
Göğsün hemen altından ve yine baş boşluğu bırakılacak şekilde üstten kesilen
çekim ölçeğidir.
Bel çekim:
Belin kravat boyu diye tabir edilen kısmından bölünerek oluşturulan çekim
ölçeğidir. Burada dikkat edilmesi gereken tam belden kesilirse sakatmış
izlenimi olacağından genel olarak biraz üstünden kesilmesidir. Daha aşağıdan
da yani belin daha alt kısmından da kesebilirsiniz. Burada da baş boşluğu
mutlaka bulunmalıdır.
Amerikan çekim:
Bu çekim ölçeği dizin altından itibaren kesilen ölçektir. Burada önemli olan
dizin tam üstünden olmamasıdır. Yine yukarıdan baş boşluğu verilerek
oluşturulur.
Boy çekim:
Boyun tamamının yer aldığı çekim ölçeğidir. Burada üstten baş boşluğu
verilir alttan da boyun kavranması açısından alt boşluk verilmelidir.
Ayrıntı çekim:
Senaryo gereği yukarıda saydığımız çekim ölçeklerinin yetersiz kaldığı
noktalarda her hangi bir uzvun (örneğin; göz) çok daha yakından çekilmesi
ile oluşan çekim ölçeğidir.
Genel çekim:
Bir insan grubunun ya da bir mekanın genel görüntüsünü çekerken kullanılan
ölçektir. Ayrıntılar ön planda olmaz ancak kdrajda oluşturduğumuz resmin
geneli kompozisyon kurallarına uygun olmalıdır. Örneğin kadrajın çok sağında
veya çok solunda olmamalıdır. Bu şekilde bir boşluk bırakılırsa sağdan
birinin geleceği veya sağ tarafta özellikle belirtilmesi gereken bir şey
olduğu anlamı çıkar.

Amors Plan: Konuyu, bir kişinin omuzunun üstünden (omuzu kadrajın ön planında görerek) çekmek.
Yakın Plan: Vücuddan bağımsız olarak bir uzvun
görüntülenmesinde; "El Yakın, Ayak Yakın, Göz Yakın" gibi tabirler
kullanırız. "El Detay, Ayak Detay" da denir. Objelerde de kullanılan bir
tabirdir. "Çay bardağı, kapı kolu, kül tabağındaki sigara yakın" gibi...
Ayrıca "yakınları almak, çekmek" gibi bir tabir de duyabilirsiniz. Bu da
örneğin bir drama çekiminde genel planda çekilmiş bir sahnenin repliklerini
bir de, daha yakın ölçeklerde (bel, göğüs, baş, omuz gibi) çekerken
kullanılan bir tabirdir.

Makro Plan: Bu bir objektifin adıdır aslında. Konuya çok yaklaşmak, çok detaylı ele almak için kullanılan bir objektifin adı... Bu objektifle yapılan çekimlere de adını verir. Sineğin kanadı, yapraktaki damla gibi...
![]() |
![]() |
Görüldüğü gibi eklem yerlerinden kesilmez, sakat gibi
olur, göz bunu bilir ve rahatsız olur.
Bakış yönüne doğru, başın arkasından daha fazla bir boşluk bırakılır.(Bakış
boşluğu.) Ancak kadraja arkadan girecek biri varsa arkada boşluk bırakılır.
Bunlara plan yerine boy çekim, baş çekim
de denir. Türkiye’deki kullanım böyledir.
Amerikan terminolojisinde tabirler daha farklıdır:
Extreme Long Shot (ELS): En geniş çekim
Long Shot(LS): Genel çekim (boy gibi)
Medium Shot(MS): Orta ölçek(bel gibi)
Close Up(CU): Göğüs, omuz, baş planlar…
Extreme Close Up(ECU): Çok yakın, göz çekim gibi.
Kadrajımızın içindeki kişi sayısı da belirleyicidir. "Tekli, ikili, üçlü
Çekim" ler gibi...
"KOMPOZE ETMEK..."
Üç tane küp düşünün. Bunları nasıl yerleştirirdiniz? Üçünü yan yana
yerleştirirseniz üç tane kare yüzey gibi olacaklardır. Ama önden arkaya
doğru resmin içine derinlik vererek yerleştirirseniz hem objelerin hacimleri
ortaya çıkar, hem de resim üç boyutlu gibi olur.
Bu tür bir yerleştirmeye “alan derinliği” yapmak denir. Böyle bir
yerleştirmede seyirciye en yakın duran yerdeki obje, konuda ağırlık
noktasıdır. Ya da netlik objelerin hangisindeyse konu odur. (Netliği
gezdirme: mezo pan.)
![]() |
![]() |
![]() |
Resimde Simetri:
Çerçeve içinde simetriden kaçının. Altın kesim denilen 5/3 ‘lük oran
simetriden kesinlikle daha iyidir.
Büyük ressamların yaptığı natürmort tabloları hatırlayın. Asla resim kendi
içinde kendini tekrarlamaz. Meyve dolu tabağın içindeki meyveler ya da
tabağın iki yanına düşmüş meyveler, aksesuarlar, simetrik olmayacak şekilde
dağıtılır.

Simetri:
Resmin ya da görüntünün katlandığı varsayıldığında; objelerin, unsurların
üst üste gelmesi.

Altın Kesim:
Leonardo, Dürer gibi düşünür sanatçılar, ressamlar insan vücudu ve yüz
kesitleri arasındaki farkı inceleyerek, orantılayarak altın oran hakkında
birçok şemalar çizerek varlığını ispatlamışlardır. Kabuklu deniz
hayvanlarının, bitkilerin bu ilahı oran ölçü ve düzenine -değişmez kanuna-
göre gelişmekte olduğunu ispatlamışlardır.
Altın oran beş köşeli yıldızın kenarlarının, Pisagor tarafından birbirine
orantılandırılmasından esinlenerek formüle edilmiştir. Geometrik olarak
düzgün beşgen pentagonun içine çizilen beş uçlu yıldızın kendi kenar
doğruları orantılanır ve şu değer çıkar:
1,618 ki bu altın orandır!

Objemizi AKRD dikdörtgeninin (ki bu da altın dikdörtgendir) tam ortasına
değil de BC doğrusu üzerine yerleştirirsek daha güzel bir sonuç elde ederiz.
Resim, heykel, mimari, fotoğrafçılık ve sinema…Aynı estetik kanunlara tabi
sanatlar. Bu oranları gözümüz, doğuştan itibaren bilir. O yüzden dikkate
alınmalıdır. Sinema TV bölümü Güzel Sanatların bir bölümüdür ve yakın zamana
kadar resim imtihanından geçerek girilirdi.
Eğer kameramanlık konusunda uzmanlaşmak istiyorsanız, mesela görüntü
yönetmeni olmak istiyorsanız resimle mutlaka ilgilenmelisiniz.
Benim size tavsiyem, bol bol büyük ressamların resimlerine, fotoğraf
sanatçılarının fotoğraflarına bakmanız, fotoğraf ve resim sergilerini
gezmeniz olacak. Mesela portre çalışmalarına dikkat edin ve ileride
sunucularla yapacağınız anons çekimlerini düşünün... Baş boşluğu bakış
boşluğuna dikkat edin. Bu bir egzersizdir!
Bunların dışında iki kişinin birbirleriyle konuşmalarını çekerken, önce genellerini çekeriz. Bunun nedeni algılama açısından önce geneller gösterilirse ayrıntıya geçildiğinde izleyicinin algısının bütünlük sağlamasıdır. Tersi şeklindeki kullanımlar ise merak uyandırmak ve anlaşılmak istenmemek anlamında yorulur. İki kişinin tek tek ayrıntılarına geçerken de sağ tarafa dönük konuşanın sağında 2 oranında boşluk, solunda ise 1 oranında boşluk bırakılır.












