Ana Sayfa
Group box BELGESEL YAPIMCILIĞI / YÖNETMENLİĞİ / KAMERA / KURGU / MONTAJ / SUNUCULUK / SESLENDİRME / SENARYO  / ÇİZGİFİLM / 3D ANİMASYON / FOTOĞRAFÇILIK / TV PROGRAM YAPIMCILIĞI 
KURSLARIMIZA KATILMAK / ÇALIŞMALAR İÇERİSİNDE BULUNMAK İÇİN:

Çizgi Roman Yapım Teknikleri

 

Öykü ve Bölümleme 

Genel aşamalar öykü ,senaryo, eskiz, ve renklendirme olarak bilinir. Bilgisayar kullanmayacaksanız siyah beyaz ve renk aşamaları da ayrı ayrı yapılmaktadır. İlk aşama olan öykü ve senaryolandırma bir kaç şekilde karşınıza çıkacaktır. Kendi öykünüz olabilir yada edebi bir eserden uyarlama yapmış olabilirsiniz.

 

Başka eserleri senaryolaştırmak zordur. Çünkü yazılış amacı farklıdır harekete ve çizgiye göre bölümlenmemişlerdir. Bazı dokunulmaz temalar veya tiplemeler olabilir. Yorum yapmanızı zorlaştıracak istekler veya sizi sadece çizer konumuna iten zorunluluklar olabilir. İçeriği doğru yansıtamamakla eleştirilebilirsiniz. Avantajları ise öykünün içeriğinden sorumlu olmazsınız. Öyküde oluşturulan dünyayı tasarlamak zahmetinden kurtulursunuz. edebi bir eseri detaylı olarak incelemek fırsatınız olur. tabiki her çizerin yapmak istediği kendi öyküsünü canlandırmak olacaktır ama öykünün temasını bulmak ve çizmek başka şey, onu senaryolandırmak ve söyleşmeleri yazmak çok başka şeydir.

 

 

 

Öykü ile senaryo arasında teknik ve dil farkı vardır. Öykü herkesin anlayabileceği şekilde yazılır ve bir edebiyat terimidir. Senaryo ise sadece ilgilisi için önemli bilgiler taşıyan bir sinema aşamasıdır.

 

Senaryo; Söyleşmeler ( dialoglar ), Tiplerin tanımları, Anlatım yazıları, Arkaplanlar ve aksesuarların tanımları, Olayların geçtiği sahneler, Sahnelerin bölündüğü planlar. kamera açıları ve hareketleri, Işık gölge ve renk tanımları    gibi başlıklardan oluşur.

 

Genelde yazım biçimi iki şekilde olur

 

 

 

 

Sunumun okunma süresini belirlemek: Yazım tercihinizi istediğiniz tipte yapabilirsiniz. Senaryo, olayın nerde geçtiğini anlatacak mekan ve zaman tanımı ile başlayabilir. Ya da doğrudan konuya giren ve detay içeren bir çerçeveden de girebilirsiniz. Tercih sizin.

Süreyi belirleyebilmek için iyisiyle kötüsüyle romanın tümünü yazmanız bitirmeniz gerekmektedir.

Bitirdikten sonra kronometre tutarak yazıyı okuyun. İçinizden okumayın. Hızlı okuyacağınız için süre yanıltır. Başlangıç ile bitiş arasındaki süreye 1/3 oranında daha zaman ilave edin ( yemek tarifi gibi oldu ) Bu işi mümkünse en az 2-3 kişiye daha okutarak yapın. Çünkü kendi yazdıklarınızı okurken bildiğiniz konuları hızla geçmiş ya da senaryoda takıldığınız konularda da gereksiz yere oyalanmış olabilirsiniz. Bir başka neden de farklı okuma hızları arasında büyük farklar çıkarsa nedenlerini özellikle incelemeniz gerektiğidir. İlave ettiğiniz süre okumaların dışında izleyicinin çizimlerle ilgilendiği süre ile konuşma balonlarının arasındaki mesafelerden kaynaklanan boşluklardır. Grafiklerin takibi yazıdan çok daha hızlı olacağı için genel sürenin üçte biri kadar bir ek yeterlidir. Eğer söyleşmelerden çok daha fazla ön plana çıkan grafikler yapmışsanız ek süreyi biraz daha arttırabilirsiniz.

 

 

 

Süreyi karelere bölmek için  çizgi filmlerde öyküdöküm ( storyboard ) çiziminde kullanılan yöntemi tercih edebiliriz. Bu yöntemde bir dakikalık anlatım için yaklaşık 8-10 kare anahtar resim tasarlanır. Genel bir sayıdır. Öykünün hareketliliğine göre azalır yada çoğalır. Ama bir başlangıç ölçüsü gerekmektedir. Bu kareler eğer bir sonraki harekete doğrudan bağlayan anı anlatmıyorsa, olayın başladığı   veya bittiği andaki resimler değildir. O anı veya ortamı en iyi anlatan karelerdir.

Örn: yaklaşık 15 saniye süren bir konuşma varsa bu süreyi en iyi anlatacak olan iki karedir. Kare sözcüğü yanıltıcı olabilir. Kullanacağınız sayfa tiplerine göre bu alanlar her türlü geometrik form içinde yer alabilir fakat doğru takip için kare ve dikdörtgen alanlar daha uygundur. Bu şekilde anlatım ve yazı balonları için yer bulunur.

Ayrıca ne kadar organik formalar çizersek çizelim ana kütleler dikdörtgen veya kare içinde olacaktır.

Çizerken dikkat edilmesi gereken şeyler vardır. Çizgi roman da filmden farklı olan önemli bir faktör sayfalar halinde olmasıdır. tek sayfa olarak bakılacak kareler ile dergi açıldığında iki sayfa halinde okunan karelerde soldan sağa okuma alışkanlığımıza dikkat edilmelidir. En solda ve ilk okunmasını istediğiniz kare ile en son okunması gereken sağ alt köşe ile karışmamalıdır. Özellikle sonra bakılması gereken kareler öncekilerden rol çalmamalıdır.

 

 

 

 

Bu sadece bir örnektir. çerçeveleme biçimi tümüyle sizin tarzınız yansıtabilir ya da standart ölçüler içinde kalabilir. Balon şekilleri , yazı büyüklükleri, kenar yazı kullanıp kullanmama sizi, daha doğrusu senaryonun sizi yönlendirmesine bağlıdır. Ya da sizin senaryoyu yorumlamanıza tabiki. Ama bir çizgi roman sayfasında olacak en belirgin alanlardır.

Başlarken senaryonun hangi kısımları hangi sayfada geçiyorsa o sayfaya senaryonun o kısımlarını düz yazı olarak yazmanızı öneririm. Bu şekilde sayfalarınızın başlangıç bitişlerini tespit etmiş olursunuz.

 

 

 

Daha sonra aynı sayfalara denk gelen konuşmaların balonlarını ve kenar yazılarını hazırlamalısınız Okuma ve izlemenin soldan Sağa olması gerektiğini asla unutmayın. Bu yöntemle hem sayfa içindeki konuşma ve resimlerin yoğunluğunu test edersiniz hemde bir sonraki sayfaya olan bağlantıları tasarlama şansınız olur.

 

Çerçeve tipleri öykünüze yada boyama tekniğinize göre farklılık gösterebilir.

izleyicinin sayfayı takip şekli numaralandırıldığı şekilde olacaktır. Yani önce soldan sağa sonra yukardan aşağıya sırasını takip edecektir. ne kadar özgür çerçeveleme yapsanız da bu sıralamayı değiştirmemelisiniz. Balonların yerleri büyüklükleri yazılacaklarla ilgilidir. Uzun metinler çerçevelerinizdeki metinlerden yer çalacak ve çizgiler değerlerini kaybedecektir. Çizilecek olan figürler arkaplanlar ve aksesuarlarınız olacaktır. Tercih ettiğiniz çerçeveleme tipleri tüm bu öğelerin en uygun biçimde sunulmasına meydan vermelidir.   

 

 

 

Yapılacak çalışmanın çizgi roman olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir.

Anlatım için kullanılan kenar yazıları söyleşme metinlerini içermemelidir. Kenar yazıları çoğunlukla zaman hakkında bilgi veren yazılardır. Olmuş olanları kısaca anlatan ve devamındaki kareye zamanı bağlayan yazılar olmalıdır. Böylece karakterin konuşma balonu varsa o anda söylüyormuş etkisi olacaktır. Devamlılık öğesi olarak kullanılmalıdır.

 

Aynı etkiyi hareketi tarif etmek için de kullanabilirsiniz. Çocuk suda çizilmiştir fakat "tekneden atlayan çocuk bir anda karaya çıktı" ifadesi ile zamanın hem öncesini hem de sonrasını tanımlarsınız. Böylece bir sonraki karede çocuğu karada hatta hızla uzaklaşan bir perspektifte koşarken çizebilirsiniz. Kısacası yazılanı çizmemek, çizileni de yazmamak doğru olandır.

 

Portre ve perspektif çizim teknikleri

 

Bir resmin başarılı sayılabilmesi için kendi içindeki oran ve orantının iyi dengelenmiş olması gerekir. Komposizyon çizimlerinde de objelerin, figürlerin derinlik değerleri açısından perspektiflerin doğru ve oran orantı açısından birbirleriyle dengeli olması gerekir. Herhangi bir figür veya nesne kağıda tam ortalanarak çizilmelidir.

 

     Aşağıda perspektif, insan oranları ve portre çizimi için 3 örnek göreceksinz.

Bunlar resimdeki en temel basit kurallardan birkaçıdır.

 

Perspektif : Resimlerde uzaklaşan nesneler, boyutları küçülüyormuş gibi görünür. Ancak bu, küçüldüklerini değil uzaklaştıklarını ifade eder.

Dolayısıyla perspektifteki bu oranı yakalamak oldukça önemli bir detaydır.

Aksi halde nesnelerin birbirleriyle oranları karışır ve gözü rahatsız eden sonuçlar ortaya çıkar.

 

 

 

 

İnsan oranları : Figür çizimlerinde belli oranlar vardır.

Doğru bir figürü bu oranlar içerisinde çizmek gerekir.

Bay ve bayan vücut ölçüleri çizim pratiğiyle aşağıdaki gibidir.

 

 

 

Portre çizimenin pratik yolu :

 

 

Aslı gibi Çizimler

 

Özellikle Fransız ve Belçikalı çizerlerin çizgilerinde çok fazla rastladığımız bu tarz, senaryonun ön planda olduğu çalışmalarda tercih edilmektedir. Rotoskop tekniği de denilen bu çalışmalar  Filmerden alınan kareler veya fotoğraflardan yararlanılarak oluşturulur. Asıllar üzerinde ufak değişiklikler yapılsa da genel yapıyı bozmamaya dikkat edilir. Çünkü amaç tipleme veya arka planlarla oluşan ortamın izleyici üzerindeki etkisinden faydalanmaktır. Senaryonun gerçekçiliği ölçüsünde tiplemelerle oynanır.

 

 

 

Çizgiler yazarın anlatım gücünü desteklemektedir. Bu nedenle bu tip çalışmalarda karşınıza hareketli sahnelerden çok konuşma balonları ve anlatım kareleri gelecektir. Avrupa sinemasında çok etkili olan bu ifadecilik akımı, cizgi romanı da etkilemiştir. Bu akımın çizerle için en büyük avantajı doğal ışık gölgelerden yararlanmak ve perspektif sorunlarından kurtulmak olmuştur. Diğer yandan çizgi sanatı yerini yazı sanatının ve sanatçısının gücüne terketmiştir. Öykünün gücünü bir kenara bırakırsak, yaratıcılıktan çok, el emeği ile üretilen çizgiler olmuşlardır. Bunu bir savaş olarak kabul etmemek bir teknik olarak görmek gerekir. Özellikle toplumun kendini ifade etme, kişilerin birey olarak varlığını arama sürecinde bir akım olarak görmek ve kendi dönemi içinde değerlendirmek daha doğru olacaktır.

 

 

 

Bugün de tercih edilen bu tekniğin aslında çizgide devamlılığı sağlamakta önemli katkıları vardır. Diğer yanda özellikle arka planlar, kullanılan aksesuarlar, mobilya ve mimariye kadar pek çok ögeyi dönemin özelliklerini yansıtmaları nedeniyle belli bir oranda belge niteliği bile taşırlar. Çoğunlukla arka planlar ve tiplemlerdeki gerçekçilik eşittir. Fakat bu öykünün yapısına göre değişebilir. Tiplemelerin gerçeklikten uzaklaşması öykünün fantastik bir yapıyla sürdürülmek istenmesiyle ilgilidir. Karakterin gerçeklikten uzaklaşması, çizere tiplemeleri daha gerçek dışı efektler ve hareketlerle çizme özgürlüğü tanır. Gerçekçi tiplemelerde izleyici doğal olmayan hareketleri kabul etmekte zorlanır. O nedenle karakteri aşırı hareketleri yapabilecek doğaya kavuşturmak gerekir.

Ama tiplemeniz zaten olağanüstü hareketler için tasarlanmışsa konu başka bir açıdan da incelemelidir.

 

 

 

Gerçekçi tiplemeler

Bu yöntem, Amerikan çizgi film sektörünün ilk akla gelen ismi Disney canlandırmalarında yıllardır başarıyla uygulanan bir yöntemdir. Canlandırma sinemasında hareketli karakterlerin sonradan seslendirilmesi hatalı sonuçlar vermektedir. Bu hatalar, seslendirmenin çizimden önce yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Gerek vurgulamalarda gerekse hareketin devamlılığında inandırıcılığın sağlanması için tiplemelerin seslendirenlerin fiziksel yapılarına uygunluğuna daha doğrusu benzerliğine özellikle dikkat edilmektedir. Böylece sesin yüksekliği, pes (bas) veya tizliği, hareketlendirme sırasındaki devamlılığı gibi tiplemenin kütlesi ile doğru orantılı olması gereken tüm detaylarda olası çizim hataları da ortadan kalkmaktadır. . 

 

 

 

Aynı işlemin Çizgi romanda uygulanması aslında risk taşır. Çünkü benzerlik değil doğrudan kullanım söz konusudur. Karikatürize çizimlerde deformasyon ile tipleme değşikliklere gidilerek bir avantaj sağlanır. Gerçekçi çizimlerde kahramanlarınız, benzetilene benzer. Bu benzeme özellikle fanatik okuyucular için alışılması zor bir algılama olabilir. Hayranı olduğunuz bir karakteri oyunculuğunu eleştirdiğiniz bir aktörle özdeşleştirmekte sorun yaşayabilirsiniz. Ya da tam tersi olabilir en sevdiğiniz oyuncunun en sevdiğiniz kahraman tiplemesine kaynak oluşturmasından çok hoşnut olabilirsiniz. Aşağıda Mark Waid, Alex Ross ( illüstratör ) yapımı Superman çizgi roman çalışmalarından Kingdom Core serisinde bu yöntemin çok  çarpıcı örnekleri vardır. ( *** Birilerini model olarak kullanacaksanız yasal olarak izin almak gerekliliğini unutmayın )

  

Benzerlikler

Bir başka aslı gibi yapılan çalışma da Robert Redford'un  Ken Parker'a model olduğu çizgi romanıdır. Bu çizgi serisi, sinema dilinin en iyi kullanımına, öykünün en iyi senaryolaştırılması ve çerçevelenmesine ve siyah beyazın en doğru kullanımına gözü kapalı örnek gösterilebilir. Ken parker serisi sadece çizgi romancıların değil, her yönetmenin arşivinde bulunması gereken önemli bir çalışmadır. Özellikle de siyah beyaz sevenlerin.

 

 

 

İyi kötü Benzetmeleri.

İyilikle kötülüğü, güzellik ve çirkinlikle birleştirmek de diyebiliriz. Bu neden yapılır. ? Algılama hakkında kısaca bir kaç söz ederek açıklamaya çalışacağım. Güzelin bir yığın tarifini okumuşsunuzdur ama güzel sanatlarda ve iletişimde en çok etkili olan tarif " tam ortamda tam uyum " ilkesidir. Burada kişiselliğe kapı açan yerlerden biri " tam " sözcüğüdür. Çünkü tam bir ölçü değildir. başına geldiği sözcüğe değer katmaya çalışır. Yani tam dolu bir bardak da olabilir, tam dolu bir fıçı da.

Ama uyum faktörü varki işte o oranlarla ilgilidir. İnsan beyni doğru algılamayla duyduğu rahatlığı arar. Oranları doğru olan kütleler hızlı ve doğru algılanacağı için izleyicisini yormaz ve görsel bir kirlilik olarak görülmeden yaşama kabul edilir. Yani ona içiniz ısınır onu dost kabul edersiniz. )

Eğer karşınızdaki kütle veya çizim tasarlanmış oranlardan oluşmuyorsa, algılama zorluğu yaratacaktır. Genelde iki türlü etki yapar ya onu mücadele edilecek çekicilikte bulursunuz ya da ondan çekinir, korkarsınız.

  

Bu aşamada korku ve sevgi faktörlerini yaşamınızda destekleyen objeler devreye girer. Korkulası olarak tanıtılanlar örn: yılan, köpek, örümcek vs gibi hayvanlar veya onlardan oluşturulan kavramlardan oluşan senaryolar, çizgilere yansır. İşte o zaman karşımıza aşırı kontrast ışıklarla gölgelendirilmiş algısı zor detaylandırılmış çerçevelerde çizilmiş kurt adamlar, vampirler zombiler vs çıkar. Tabiki tam karşıtı da vardır. Onlar da çok düzgün oranlarla çiziilmiş ve kolay algılanabilir renklerle boyanmış Pamuk prenses veya ejderhaları bir kılıç darbesiyle öldüren yakışıklı prensler falandır.