

ÇİZGİFİLM SENARYOSU
Çizgifilm Senaryosu
Çizgi filmlerde
de iyi öykü anlatmak için gerekli olan tüm unsurlara yer vermek gerekir: giris-gelisme-sonuç,
gelismis karakterler, iyi yazilmis diyaloglar gibi…
Yapı
Çizgi
filmlerinin uzunlukları genellikle 11 ila 22 dakika arasındadır.
Özellikle yaş
etkeni çok önemlidir senaryoların yazılmasında.
Genellikle diğer
anlatı türlerinde rastlanan tüm özelliklere çizgi filmlerde de rastlanır:
çatışma, krizler/çatışmanın şiddetlenmesi, çözüm/doruk nokta vs…
Ama bir takım
farklar da var: genellikle ahlaki bir sav içerirler, “cimri olmak kötü şeydir”
gibi… Ama bu sav daha soyut da olabilir.
Çizgi filmlerin
tümünün özel hedef kitleleri vardır:
2-6 yas
6-9 yas
9-12 yas
12 ve yukarısı
gibi…
1. Perde
Hedef kitle ne
olursa olsun, daha ilk sayfanın sonunda öykü, ivmesini kazanmış olmalı.Yavaş
gelişen öykülerden kaçının!
Yine ilk
sayfanız esprili bir durumla başlamalı. Çocukların ilgisini çekmek öncelikle
komik öğelerle mümkün.
Örneğin çok
basit, slapstick türü bir kaza düşünün: Çiftçi Şirin, yolun ortasında bir
şirin-çileğine takılır, ayağa kayar ve bir yığın başka şirin-çileğinin içine
düşer. Üstü başı batar.
Bu gag’dan
sonra, çatışmanızı kurun.
Örneğin Çiftçi
Şirin, çilek sayısının anormal biçimde arttığını fark eder ve onları depolayacak
yer aramaya koyulur. Çünkü depolayacak uygun bir yer bulmazsa, Şirinköy çilekten
geçilmeyecektir.
Bundan sonra
öykü, klasik üç perdeli yapı şemasına uygun biçimde geliştirilir. Sonraki
sayfalar çatışmayı belirginleştirir ve olayları karmaşıklaştırır. Ayrıca bir B
Plot da geliştirilebilir.
Örneğimizi
sürdürürsek:
Çiftçi Şirin,
tüm depoların çilekle dolduğunu görür.
Kentte herkes
çılgın gibi çilek tüketmeye çalışır.
Senaryonun
yaklaşık dörtte biri içerisinde, karakter bir karar vermek zorundadır ya da
olayı zirveye götürecek bir olay olmalı.
Karakter bu
çerçevede amacına ulaşmasını sağlayacak bir yol belirlemeli. Sonra da bu amaç,
mümkün olduğu kadar çok engelle karsılaşmalı.
Örneğe dönersek:
“Ormana asla yalnız gitme” kuralına rağmen, Çiftçi Şirin ormana gider, çünkü
çilek patlamasını önleyecek olan ve çilekle beslenen tırtıllar ancak orada
kalmıştır
.
2. Perde
Artık ikinci
perdeye geçilebilir.
Bu arada: her
perdede, hatta her sayfada görsel esprilere yer vermeyi ihmal etmeyin. Diyalog,
sadece kaçınılmaz olduğu yerlerde, serimleme amacıyla kullanılmalı. Televizyonun
sesi kısıkken bile, Ana olay çizgisi (A Plot) anlaşılır görünmelidir.
İkinci perde
gelişirken, amacın önündeki engeller çoğalır ve daha güç aşılır hale gelir.
İkinci perdenin
sonunda varılabilecek en kötü ve umutsuz noktaya varılmış olmalı. Tüm izleyici
çocukların aklında şu soru belirmeli: “Bu işten nasıl sıyrılacaklar?”
3. Perde
Elbette bu
sorunun makul ve mantıklı bir cevabi var, ama yazar bunu hissettirmemeli. Üçüncü
ve son perdenin başarısı bu gizlemenin başarısına da bağlı.
Örneğimizde bu
son şöyle olabilir: Şirin Baba, bir karşı büyü sayesinde Çiftçi Şirin’i
kurtarır. Gargamel’in hapis tuttuğu tırtıllar onun evini yemeye başlarlar.
Toparlayıcı bir
son izler bütün bunlari, eski denge yerini bulur. Yani: Baba Şirin tırtılları
tekrar Şirinköye getirir ve çilek patlaması durur.
Görüldüğü gibi, çizgi filmlerin basit ve çizgisel bir gelişimleri vardır. Bu gelişim görsel hareketlilik ve çeşitlilik üstüne kurulu. Ahlaki bir mesajın verilmesi ise diğer bir besleyici damar. Basit, iyi kurulmuş, görsel ve komik: formülümüz bu!





