

Çizimde Kompozisyon
Elimizde yaklaşık A3 boyutunda
küçük bir alan var. Bu alan yaklaşık 5-6
kere daha küçük alanlara bölünüyor. Bölünen bu küçük alanlarda da yazı
balonları, tiplemeler, arka planlar, efektler olacak. Kareler de birbirleriyle
bağlantılı olacak. İşte kompozisyon için bir yığın bilinmeyen var ve denklemi
sonuçlandırmak da çizere düşmekte. 
Öncelikle öğeleri doğru planlamak gerekir.
Çizeceğimiz alan küçük ve bu
alan çizilecek öğe hareketini zamanının öncesinden aldığın göstermeli
ve sonrasına da destek vermeli. Çizildiği anı çok iyi tespit etmeliyiz.
Aşağıda masa başında oturan ve odadaki bir başka kişiyle konuşan bir tipleme
var. Bu tiplerin çerçeve içindeki kamera açılarına göre güçlerini konuşacağız.
bahsedeceğimiz sinem a dilinden kamera hareketlerinin eksik olduğunu hatırlatmak
isterim. Yazdıklarımız çizgi roman için öncelikle geçerlidir. Çünkü film
yapmanız halinde kameraya vereceğiniz herhangi bir açı değişikliği ile tüm
ortamın etkisini değiştirebilirsiniz.
Bir başka önemli konu ise
kompozisyonun sadece çerçeve içindeki objeler arasında değil, çizgilerle
izleyici arasında da iletişim kurmasını da sağlamaktır..
1. karedeki çalışma, kameranın
düz bir açıda olduğu en basit çekim-çizim açısıdır. Bir sonraki kare için veya
kendinden önceki kare için hiçbir fikir vermez. Ne kamera ne mekan ne de
tiplemenin baskınlığı yoktur. Karakterin silüeti tam olarak algılanmaktadır.
İzleyici tedirgin etmez ve enerji oluşturmaz. Tiplemeye pasif bir kişilik katmak
ve izleyiciyi rahatlatmak için kullanabilirsiniz. Ya da sizin için 3. veya 4.
derece bir tipleme ise tercih edebilirsiniz.

2. Karede Kamera yerde ve objeye
aşağıdan bakmakta. Kameranın bel seviyesinin altından ve üstünde yaptığı
açılarda tiyatral etkiler meydan gelir. Tip solda yani algılama aşamasında
öncelikli. Yani aslında iyi adam .! Kameranın üzerine obje aldığı bakışlarda,
bakan kişi yada objeyi güçlenir. Bu açı ile sözlerindeki vurguyu arttırır ve
sahneye hakim olur. Devamlı birikecek bir güç için ortam oluşturur.
Yapacağınız ışık oyunlarıyla
sahneyi gizemli, korkunç veya güvenilir hale getirebilirsiniz. Bu açılarda
objelere çok büyük hareketler yaptıramazsınız. Ekmeğin içine katık olarak ekmek
katmak gibi bir şey olacaktır.

3.Karede kamera hakim olduğu
açıdadır. Bu açıdan bakan çerçevede olup bitenin farkında olur. Karakterin yönü
denetlenebilir açıdadır. Yani Bize göre sağdan sola bakmaktadır ve önü
görünmektedir. Tv lerde haberlerde alttan geçen yazıların yönünü hatırlayın.
Ekranın solundan girer. tersi olsaydı okumak için devamlı ekranın sağına yani
bizim solumuza doğru bakmak zorunda kalırdık yani okuyamazdık. Bu nedenle
hareketini takip etmek istediğimiz objeleri ekranın sağından içeri sokarız. bu
karakter eğer öne doğru hareket ederse yine de kameramızın görüş açısı içinde ve
algılanabilir boyutta kalacaktır. Önden görmek demek, vücut dilini takip
edebilmek demektir. İletişimin en eski ve en tanınmış ögesi vucut dilidir. Biri
hakkında fikir sahibi olmak için öncelikle mimiklerini, elini kolunu nasıl
kullandığını görmek isteriz. Yani her anlamda bu açı izleyiciye denetimi verir.
Bu açıdan yapılmış karelerde aşırı enerji üreten hareketler kullamanız etkili
olmayacaktır. Sakin ve dengeli söyleşmeler. basit uyarılar içeren konuşmalar
için işe yarayacaktır

4. karede kamera yine baş
seviyesinin üzerine olup hakim noktadadır. Fakat izlenen karater arkadan
görünmektedir. İzleyicide tedirginlik yaratır. Çünkü karakterin vücut dili doğru
algılanmamaktadır. Tam bir silüet oluşmaz. Eller, kol, parmaklar ve yüzün tümü
algılanmamaktadır. Karakterin olası
ileri hareketinde denetim tümüyle elden çıkacak gibdir. Çünkü perspektifte
küçülme ile çerçeveden çıkar.
İzleyici konum olarak hakim noktada olmasına rağmen kozlar karakterin elinde
görünmektedir.
Hareketin yönü de tasarlanması
gerekenlerdendir. yukarıda bahsettiğimiz kamera açıları bilgileri ışığında
bakarsak aynı koşmanın farklı kamera açılarıyla nasıl farklı tiyatral yapı
oluşturduğunu ve farklı enerjiler yüklendiğini hemen görürüz.

1. de soldan sağa sıradan bir
koşmadır. 2. de engelleyici bir tavır içinde görürüz. 3. de yakalamaya
çalışmaktadır. 4. ise uyarmakta olan bir hareketliliği anlatır.

Daha önce bahsettiğimiz çerçeveler arasındaki yön anlayışı, karakterler
ve konuşma balonları için de geçerlidir. Önce soldan sağa okumayı tercih eden
izleyici sonra yukarıdan aşağıya hareketi algılayacaktır. Eğer çerçevenizde
yukarıdan aşağıya bir hareket gerekliliği gördüyseniz aynı kare içinde ikinci
bir yön belirten yazı öğesi koymamalısınız. Obje ile hareketi desteklemelisiniz.
Bu sadece yukarıdan aşağıya yazılımış balonlu kareler için geçerlidir.


Aks atlamak sinemada
kullanılması istenmeyen bir hareketse çizgide de o kadar istenmez.
Nedir bu aks atlamak?. Kameranın
takip ettiği objeler arasında oluşan yatay çizgisini (aks) geçmesidir. Bu
istenmez çünkü hareket birden tersine dönmüş gibi görünür. Yukarıdaki 3 ve 4.
karelerin ard arda çekilmesi gibi olacaktır. kaçakta olan bir adam birden sizi
uyarmaya gelen bir adam gibi algılanır. Hepimizin tanıdığı bir örnekten yola
çıkarsak:. Dikkat edin futbol, voleybol. basketbol gibi tarafların yönlerinin
belli olduğu karşılaşma çekimlerinde, kameralar sadece bir yöne
yerleştirilmiştir. kale arkası vardır fakat asla sahayı uzunlamasına ikiye bölen
çizginin diğer tarafına geçmez. Eğer geçerse karşı sahaya koşan bir sporcu veya
akın bir anda ters döner ve kendi kalesine doğru yönelmiş gibi olur.

Sayfanın kompozisyonunda bir
sayfaya 2 den fazla güç öğesi koymamaya dikkat etmek gerekir. Başka bir deyişle
sayfadaki iletişim aktivitesi iki obje üzerinde paylaşılmalıdır.
Aşağıdaki eskizde 4 karakter vardır. Oluşturdukları üçgeni ve üçgenin
ağırlık merkezini kolayca görmekteyiz. Sarı dikdörtgenlerle hareketleri sabit
tutulup denge sağlayan iki objeye karşın merkezi oluşturan ve güce karşı olan
diğer iki kütlenin hareketli bir formda yani üçgen formlarında kütle tasarımı
vardır. Bu iki yeşil alan gücü oluştururlar. sayfayı oluşturan diğer karelerde
de özellikle bu iki objenin hareketliliğini öne almak diğerlerini denge unsuru
olarak kullanmakta fayda vardır.
Örnek için aşağıda Conan çizgi
romanının "Tanrıların kanı" macerasından bir sayfanın eskizi. Sayfa kurallara
uygun olarak tasarlanmış hareketli bir kompozisyon örneğidir. Yönler doğrudur.
Güç dengesi dağılımı iki öğe arasında dikkatlice yapılmıştır Sayfa içinde
hareketli öğe unsurlarının dağılımı denge unsurlarıyla kontrol edilmektedir. En
sakin olan bir karede bile konuşma balonunun abartılı çizimi ile hareketlilik
sağlanmış ve sayfanın devamına taban oluşturmuştur. Efektli değil de dairesel
çizilmiş bir balon ve içinde sakin
anlamlı bir kelime ile verilseydi, sakin bir akşamda ev manzarası haline
dönüşecekti. Oysa bu şekilde gerginliğe ilk adım atılmış olur. İkinci karede
gerginlik daha da arttırılmak için yakın plan kullanılır. Üçüncü karede
gerginliğin esas nedeni sayısal abartı
eklenerek güçlenir. Konuşmalardaki efektli balonlarla desteklenen
hareketlilik zirvededir. Dördüncü karede enerjinin boşalması sağlanır ve
son karede adamın kaçışı ile o sayfadaki enerji diğer sayfaya aktarılır.
Kompozisyon ile hem kare içlerinde enerji biriktirilir. hem bu enerji tüm
sayfaya yayılır hem de bir sonraki sayfaya aktarılır.

Kompozisyonda 3 ana tasarım
öğesi vardır. Kare: Dengeyi temsil eder. Üçgen: Yaratıcılık ve Daire: Estetik
değerler için kullanılır. Bu
değerlerin nasıl kullanılacağı sanat eğitimlerinde uzun dönemlere yayılarak
uygulamalı olarak anlatılmaktadır. Sanat dilinin temellerini oluşturan
parçalardan biridir. O nedenle herşeyi bu sayfalara sığdırmak mümkün değil fakat
çok kısa da olsa bahsetmekte fayda buluyorum.
Çevremizdeki tüm nesneler
olabilecek en az yüzey içine sığdırılabilir. Daha doğrusu olabilecek en yüzeyli
formlar içine paketlenebilir. 2 boyutta daire, kare yada dikdörtgen ve üçgen
olan bu biçimler 3. boyutta da bunların prizmatik halleri olacaktır. İnsanlarda
bu nesnelere dahildir. tek tek de formlar oluşturulurken bir araya gelip yeni
bir kütle olabilirler. Bu kütlelerin en az yüzeyle olabilecekleri formlardır bu
anlattıklarımız.


Kare yada dikdörtgenin kenar
çizgilerini uzatın, dengelerinin bozulmadığını çizgilerin karalılıklarını
koruduklarını ve benzer formlar oluşturarak çoğaldıklarını görürsünüz. Üçgen bir
for özelliklede eşit kenarlı olmadığı hallerde son derece özgür çoğalacaktır.
Çok farklı biçimler üretecek ve yeni alanlar yaratacaktır. Dairesel formlar ise
yan yana gelemezler. tek ve bencildirler. Estetik değerleri bu halleri tetikler.
Tek başlarına bitmiş haldedirler ve çoğaltılsalar bile dairesel formaları ilk
akılda kalandır. çevresiyle olan ilişkilerinde tamamlayıcı olan daime insan gözü
olacaktır.

Diğer yanda objeler
( insanlarda bu obje tanımına dahil ) gerek uzantılarıyla işaret ederek,
gerekse bakış ve hareketleriyle yönlendirerek de sanal bir form
oluşturabilirler. Yukarıdaki üç adam bakışları ve duruş yönleriyle yaptıkları
gibi. Bu da kompozisyonun önemli bir yardımcısıdır. hareketin yönünü izleyiciye
bu şekilde aktarırız. doğru kullanılması halinde de tüm öyküdeki devamlılığı
sağlarız. Öykü bir solukta okunur ve izlenir. Daha da önemlisi doğru algılamanın
verdiği rahatlık nedeniyle defalarca okunabilir büyük bir ihtimalle de arşiv
olarak saklanır. Bunda iki boyutlu bir izleme alanında yaratılmış olan üçüncü
boyut efekti de çok etkilidir. Adına da perspektif diyoruz. Üzerine eklenen ışık
gölge ve renk değerleri ise sonucu pekiştirecektir.
Çizginin kullanım
teknikleri
Tarz ve Tipleme.
Tarz yada üslup, yani kendinizi
ifade etme tercihiniz.
Bunun için; Var olan tarzları
kullanabilirsiniz, Var olan tarzları yenileyebilirsiniz, Kendi tarzınızı
geliştirip çizebilirsiniz.
Kendi tarzınızı oluşturmak ideal
olanıdır. Fakat atılacak her adım zor ve yolunuzu bulmada karşınıza çıkacak
engeller özellikle caydırıcı olacaktır. Direnmek sadece ısrarlı çalışmak, ve
özel bir kimlik olduğunuzu ortaya koyabilmekle çok bağlantılıdır. Dünyayı
başkalarından farklı gördüğünüzü ve çizdiğinizi ispat etmek sıkıntısına mecbur
edilebilirsiniz.
Hangi tarzı seçerseniz seçin bu
kez karşınıza tipleme seçenekleri çıkacaktır.
Bunlar
Tam gerçekçi
Yarı karikatürize edilmiş
Tam karikatürize
Size özel,
Tiplemeler olabilir.
Tiplemeler kendi arka planlarını
çizgi ve boyama tekniklerini de birlikte getireceklerdir.

İnsan hareketleri ile robot
hareketliliği arasında en önemli fark insan hareketleri sırasında ortaya çıkan
enerji yoğunluğu ve bu yoğunluğun vücut üzerinde doğal olarak algılanmasıdır.
Çizeceğiniz hareketin veya efektin etkisi o kütlenin üzerinde taşıyabileceği
kadarıyla doğru orantılı olmalıdır. Normal tiplemenin vurduğu yumruğun kahraman
tiplemesi ile aynı efeketi taşıması inandırıcı olmayacaktır.
Vücüdunun geliştirmek için
yıllarca çaba harcamış birini filozof kimliğine büründürmek ne kadar etkisiz ise
normal bir tiplemeyi de arena savaşçısı olarak resimlemek o kadar etkisizdir.
İşte bu aşamada da aksesuar faktörü devreye girecektir.
Belirli yüzdelerle bu güç
dağılımı olmazsa, iletişimin temeli olan taraflar meydana gelmez. İletişim ancak
kaynak, ileti ve hedef üçlemesinin etkileşimi ile gerçekleşebilir ve tabiki
uygun ortamlarda. İster çizilmiş, ister yazıyla eğer bir ileti tasarlıyorsak,
hedef kitlemizi belirlemek ve bu kitlenin karşısına tasarlanmış ögelerle
çıkmalıyız.


Eğer bir kütle hareket ediyorsa
harekete enerji sağlayacak mekanizmaya gereksinimi vardır. Bu mekanizma ister
kemikli kaslı bir sistem, ister akıcı bir yapı ya da yer değiştiren nitelikli
olsun enerji üretiyorsa bir mantıkla çalışıyor olması gerekir.
Bu mantık ya bizim binlerce yıldır tanıdığımız bir mantıktır. Ya
tanıdığımız bu mantıktan üretilmiştir, ya da yeni izleyicisine doğru tanımlanmış
yeni bir sitemdir. ( Asimov'un bilim kurgu öykülerinde bu tip yapılara sıkça
rastlarız )
İnsan beyni vücut dili ile
iletişimi binlerce yıldır geliştirdiği kuralları tam yazılı olmayan bir dille
gerçekleştirir. Bu dili küçümsememek gerekir. Bu bir çizerin atlamaması gereken
kuraldır.

Oranlar
Eskizlerinizi ve sonrasında da
asıllarını çizerken dikkat edeceğiniz iki önemli konu var
Birincisi, tiplemelerinizin
oranlarına çok iyi hakim olmanız gerekliliği.
İster gerçekçi olsun, ister karikatürize çalışmalarda en küçük oran farkı
tiplemenize başka bir kişilik katacaktır. Özellikle başlarda çok fazla hafızaya
güvenmemekte ve oranların olduğu bir eskizi hep gözümüzün önünde tutmakta çok
çok fayda vardır

İkinci önemli konu ise masayı
kullanma hatasıdır. Çizim bölümünde anlatacağımız bu konuya biraz değinmekte
yarar görüyorum. Çevremizi 180 derecelik bir açıdan daha fazlasıyla hissetsek
bile, aslında insan algılamasında gözlerden başlayan yaklaşık 30 derecelik açı
hem dikeyde hem yatayda algılamanın en iyi olduğu açıdır. Bu nedenle çizim
yüzeyinizi bakış açınıza dik gelecek şekilde ( yeşillle belirtilen
B gibi ) kullanmalısınız. Genellikle A konumunda çalışıldığı için
oranlarda yukarıya doğru uzama meydana gelir. Hata çoğunlukla çizim yapılırken
değil bittikten sonra karşınıza alıp doğru açıyla baktığınızda farkedilir ki bu
da moral bozucu olabilir.
Bu deformasyon, büyük boyutlu
kağıtlara yapılacak çalışmalarda daha belirgin bir hata oluşturacaktır.


Bir başka hata da karikatürize
edilmiş ya da tasarlanmış tiplemelerde karşımıza çıkar. Hata, karikatürize
tiplemelerin çiziminde sınırsız özgürlük beklentisidir. "Ben yaptım oldu "
düşüncesi yanlıştır. Oluşturduğunuz ortama hakimiyetinizi göstermelisiniz. Her
çizginin veya boyutun hesabını vermelisiniz. Neden boynu uzun ve bacakları kısa?
Neden şişman ve kafası küçük? vb gibi bir yığın sorunun çizgi roman
senaryonuzda mantıklı bir cevabı olmalıdır. Aynı dikkat daha sonra konuşacağımız
arka plan tasarımları için de geçerlidir.
Unutmayın gerçekçi çizimlerden
üretilmiş karikatürize çalışmalarda da yüz ifadeleri , kaş göz vs den önce
oranlar karikatürize edilir. Ama oranlar arasındaki denge ile fazla oynanmaz.
Çünkü tiplemenizi aslında oranlar arasındaki denge belirler. Bu denge de vücutta
kas ve kemiklerle ifade edilir. Her fırsatta anatomik çalışmalara ağırlık
vermeli ve ısrarla doğru bilgileri hafızanıza yerleştirmek için çaba
göstermelisiniz. Bisiklete binmek gibidir. Öğrenirken zorlanabilirsiniz ama
öğrendikten sonra da ömür boyu hatırlarsınız.

Portre ve perspektif
çizim teknikleri
Bir resmin başarılı
sayılabilmesi için kendi içindeki oran ve orantının iyi dengelenmiş olması
gerekir. Komposizyon çizimlerinde de objelerin, figürlerin derinlik değerleri
açısından perspektiflerin doğru ve oran orantı açısından birbirleriyle dengeli
olması gerekir. Herhangi bir figür veya nesne kağıda tam ortalanarak
çizilmelidir.
Aşağıda perspektif, insan oranları ve portre çizimi için 3 örnek
göreceksinz.
Bunlar resimdeki en temel basit
kurallardan birkaçıdır.
Perspektif : Resimlerde
uzaklaşan nesneler, boyutları küçülüyormuş gibi görünür. Ancak bu,
küçüldüklerini değil uzaklaştıklarını ifade eder.
Dolayısıyla perspektifteki bu
oranı yakalamak oldukça önemli bir detaydır.
Aksi halde nesnelerin
birbirleriyle oranları karışır ve gözü rahatsız eden sonuçlar ortaya çıkar.

İnsan oranları : Figür
çizimlerinde belli oranlar vardır.
Doğru bir figürü bu oranlar
içerisinde çizmek gerekir.
Bay ve bayan vücut ölçüleri
çizim pratiğiyle aşağıdaki gibidir.

Portre çizimenin pratik yolu :
